Akdemir's Home






Uni Care Eye Disc Yeşil Çaylı Ürün Deneyimim

Uni Care Eye Disc Yeşil Çaylı  Ürün Deneyimim

Merhaba , uzun süredir kullandığım bir üründen bahsetmek istiyorum: Uni Care Eye Disc Yeşil Çaylı  .

Uzun süredir kullandığımdan bahsettim ürünü. Fakat uzun süredir derken bir kutu ürünü ara vere vere kullandığımı belirtmek isterim. Neden böyle yaptığımı da ürün deneyimimi anlatırken belirteceğim.


  Ürünü Rossmann'dan kasa kampanyası ile aldım. Daha önce farklı bir markanın göz makyajı temizleme disklerini kullanıyordum ve çok memnundum. Bu ürün de çok uygun fiyata gelince üstüne üstlük bir de yeşil çaylı olunca aldım tabii. Yeşil çaylı ürünlerin kokusunu çok seviyorum ve görünce dayanamıyorum.

Ambalajın içerisinde 50 adet disk bulunuyor. Her bir ped ince bir yapıda ve ıslaklığı da bana yeterli geldi.

Ürünün alkol, paraben , sabun içermemesi de artı bir puan benim için .

İçindekiler :

Uni Care Eye Disc Yeşil Çaylı  Ürün Deneyimim


Ürünün içeriğindeki yeşil çay ; kirpik ve kaşların beslenmesini sağlayarak parlaklık vermeyi vaat ediyor. Ayrıca göz altlarında oluşan günlük yorgunluk izlerini gidereceği söyleniyor ürünün üzerinde.


Kullanım şekli:

Temizlik için: Göz çevresine ve üzerine yumuşak dokunuşlarla uygulayınız.

Sabah ve akşam göz bakımı için: Her iki gözünüzün üzerine 1'er adat disk koyarak , 5 dakika boyunca bekleyiniz.

Vaatleri: 

  Göz ve çevresindeki yoğun makyajı tahriş etmeden tek dokunuşta temizler . Suya dayanıklı makyaj da dahil olmak üzere her türlü makyaj temizliğinde pratik kullanım sağlar.


Uni Care Eye Disc Yeşil Çaylı  Ürün Deneyimim


Benim kullanım deneyimim:

Ben çok ağır makyaj yapmayı seven birisi değilim . Bu nedenle yaptığım hafif makyajı çıkartırken bu yönden bir sorun yaşamadım. İlk kullanımımda diskteki sıvı  fazla gelip gözüme kaçtı ve acayip yaktı. Bu nedenle diskleri kullanmaya ara verdim. Daha sonra tekrar denediğimde sıvı gözüme kaçmasa da bende hafif de olsa yanma yaptı ve bu durum benim için rahatsız ediciydi.

  Kızımın tiyatro gösterisi için yaptığı ağır makyaj için de diskleri test ettim , maalesef onda da yeterli gelmedi. Dört -beş disk kullanmama rağmen makyajı temizlemeye tek başına yeterli değildi :(

Diskler losyonlu olarak belirtilse de ben losyonu hissedemedim ve gözde nemlenme hissi oluşmadı.

 Sonuç olarak hiç memnun kalmadım. Göz haricinde diğer yüz bölgemde  diskleri bitirmek için kullanıyorum şu an . Bundan sonra yeşil çaylı olan bu diskleri almayı düşünmüyorum. Markanın farklı ürünlerini deneyebilirim.

  Umarım yazım sizler için faydalı olmuştur. Siz bu ürünü kullandınız mı? Bana tavsiye edebileceğiniz bir ürün var mı?


                               Akdemir's Home







Paylaş:
Devamını Oku

Yepyeni bir mim : Blog Muhasebesi

Blog Muhasebesi


Uzun bir aradan sonra mer-ha-baaa !!! Bir süre uzaklaşmaya karar vermiştim . İki blogu idare etmek zor oluyor.  Hele de bu sıralar bilgisayar beni sevmiyorsa.  Ne zaman açsam sistem çöküyor.  Eşim açtığında ise bir problem yok.  Diyorum bilgisayar beni sevmiyor diye ancak kimse beni dinlemiyor :D))

   Blogcu Sultan' ın başlattığı Blog Muhasebesi Mim' ine sevgili Derya  beni mimlemiş. Çok teşekkür ederim canım, umarım mimi bu kadar geç cevapladığım için bana kırılmazsın :(( Blogum temasından memnun değildim, yeni tema hazırlayıncaya kadar beklettim mimi.  Yeni tema ile ilk yazım bir mim olsun istedim.


    Gelelim sorulara :


Blog Muhasebesi


   Blog Alemine Nasıl Girdin?

  Aslında kendimi bildim bileli bir şeyler yazmaya meraklıydım. Daha çocukken şiirler, öyküler yazardım. Çocuklarım okula başlayıp da benim de boş vaktim kaldığında internette araştırma yaparken bloglara denk geldim. Öncelikle iyi bir takipçi ve okuyucu idim. Sonra bir gün neden olmasın diyerek kitap blogum " Kozmokitap" ı açtım. Kitap okumayı çok seviyordum zaten  . Ve neden olmasın , okuduklarımı ben neden paylaşmayayım diyerek başladım. Kozmokitap'tan yaklaşık bir yıl sonra da Akdemir's Home girdi hayatıma. Kozmokitap sadece kitaplarla alakalı olsun istediğim için diğer her konuda yazacağım bir blog olarak tasarladım. Şimdi  iki blogumdan da çok keyif alıyorum.

Blog Muhasebesi


Yazdığın İlk Yazı ve Son Yazı Arasında Fark Var Mı? 

  Olmaz olur mu? İlk yazmaya başladığımda sanki topluluk karşısında konuşma yapıyor gibi hissediyordum. Ya okunmazsa , ya beğenilmezse, ya çok eleştiri alırsam ... gibi birçok soru vardı aklımda . Yazı yazarken de kendimi çok sıkıyordum. Olumlu geri dönüşler oldukça ve takipçi sayım arttıkça mutlu olmaya başladım ve kendime güvenim yerine geldi. Şimdi topluluk karşısında konuşuyor gibi değil de dostlarımla sohbet ediyormuş gibi hissediyorum.


Blog Muhasebesi

 Yakın Çevrendeki İnsanlar Bloğunu Biliyor Mu? 

Çoğunluk biliyor blogumun olduğunu. Blog alemine ilk girdiğimde bazı bloglarda çevrelerinin ne kadar destek olduğunu gördüm ve desteğin önemini bildiğim için blogumu çevreme duyurdum. Maalesef sonuç hayal kırıklığı oldu. " Blogunu gördüm ama okumak istemedim diyen mi ararsınız yoksa ben çalışıyorum vaktim yok " diyen mi? Tabiii blog yazarları zaten işsiz güçsüz insanlar ... İnsanlar böyle maalesef:(( Hatta boş işlerle uğraşma diyenler bile oldu. Yurt dışında geçimlerini bloglar ile sağlayan insanlar var, ancak ülkemizde maalesef öyle değil.

 Blog Yazmak Yaşantına Ne Kattı Ya Da Çıkarttı? 

Blog sayesinde farklı konuları daha fazla araştırmaya başladım. Çünkü yazdığım konuları çoğunlukla öncelikle araştırıyorum , yanlış bilgi vermemek adına. Zaten internet bilgi çöplüğüne dönmüş ben de bu miktarı arttırmayayım. Blogun bana kattığı en güzel şey ise güzel dostluklar. Bir insanı sevebilmek için illa yanında olmasına gerek olmadığını yaşayarak öğrenmiş oldum.

Blog Muhasebesi

  Bloğunda Kaç Yazın ve Görüntülenmen Var? 

 Bu soruyu atlasak :DDD Kozmokitap kitap blogu olduğu için aslında en çok uğraştığım blog. Fakat emeklerimin karşılığını tam olarak alamıyorum maalesef. toplam 661 yazım var ki 30 kadarı da blogda bir problem olduğu için silinmişti. Onlarla 690 civarı yazı yayımladım blogda. Buna karşılık tıklanma sayısı  251.065. Akdemir's Home da aklıma gelen her konuda yazdığım için ve seyrek yazdığım için tıklanma sayısı az olur diye düşünürken tam tersi oldu. Aslında bu bloga ağırlık versem sanki daha iyi olacak :)) Akdemir's Home tıklanma sayısı : 85.656 İlk zamanlar gelen gideni kafaya taksam da artık çok rahatım. Çünkü kendim için yazıyorum aslında. Bloglar iyi birer arşivim oluyor.


Blog Muhasebesi

 Eveeet ben kimleri mimlesem? 

Mimi yapmakta o kadar geç kaldım ki kimler yaptı takip edemedim.  Bu yazıyı okuyup yapmayan varsa davetlimdir ... Blogumun yeni teması hakkında da fikirlerinizi bekliyorum. Kapak görseli bloguma bence çok uyduğu için onu değiştirmeyi düşünmüyorum ... Kalın sağlıcakla :))






                               Akdemir's Home





Paylaş:
Devamını Oku

Farklı bir Karnabahar Yemeği

Farklı bir  Karnabahar Yemeği


  Merhaba , her gün bugün ne yapsam telaşını görürdüm küçükken. Neden bu kadar telaş yapılıyor ki diye düşünür saçma bulurdum. Aradan yıllar geçti... Tek başıma yaşıyor olsam bu telaş bana hala saçma gelirdi çünkü zaten kendimi tanıdığım için ne seviyorsam onu yapardım. Fakat işin içerisine çocuk girince bambaşka oluyor. Çocuk deyince küçük çocuk zannetmeyin. Benim kızım lise sonda . 3-4 yaşlarındayken daha güzel yemek yiyordu. Şimdi ergenlik halleri , onu yemem bunu yemem tavrı var. Severek yediği yemeği bir anda artık sevmediğini fark ediyor:)) Böyle olunca yemek telaşı olmuyor fakat yemek hazırlamak bazen bir işkence oluyor çünkü ne yaparsam yapayım sevmediğini söyleyeceğini biliyorum.


   Karnabahar'ı seviyor fakat çiğ olarak yemeyi ... Değişiklik olsun diye ben de bazen yemekleri değiştiriyorum. Yemek konusunda bence kesin illa şöyle olur denilmemelidir. Çünkü herkesin damak zevki farklıdır. Bu nedenle yemek de kişiye özel olmalıdır. Akşam için biber dolması hazırlarken gözüm karnabahara takıldı ve birden fikrim geldi:)))  - Benim yaptığım ilk defa yapılmamış olabilir fakat ben daha önce görmedim ve ilk defa yaptım. -

   Dolma harcını fazla hazırladım ve diğer taraftan da çiçeklerine ayırdığım karnabaharları haşladım.  Haşlanmış karnabaharları  karnıyarık tenceremin dibine dizdim. Üzerine dolma harcını yaydım. Onun da üzerini yuvarlak dilim yaptığım biberler ile süsledim. Salçalı su hazırlayıp hafif üzerini geçinceye kadar koydum ve kısık ateşte suyunu çekinceye kadar pişirdim. Yoğurt ile servis yapınca harika oldu. Dolmada biberleri ayırıp yiyen kızım için bibersiz dolma içi oldu , üstelik ekstradan karnabahar da içeriyordu.

Farklı bir  Karnabahar Yemeği



Malzemeler: 


  •  Orta boy karnabahar
  •  Pirinç
  •  Soğan
  • Kıyma
  • Domates
  • Salça
  • Maydanoz ( isteğe bağlı )
  • Sıvıyağ
  • Tuz 
  • Karabiber
  • Kırmızı Biber
  • Nane
  • Biber


Siz de yaparsanız sonuçları benimle paylaşın :))  Ağzınızın tadı hiç bozulmasın , mutlu günler ...





                              Akdemir's Home






Paylaş:
Devamını Oku

Güne nasıl başlıyorum ? || Mim

Güne nasıl başlıyorum ?



    Merhaba , bu harika mim bir süredir beni bekliyordu. Deli Kızın Bohçası blogunun sahibesi sevgili Derya beni mimlemişti. Benim günlerimin hepsi birbirinden farklı geçtiği için nasıl yazıya döksem karar veremediğim için cevap vermem biraz uzun sürdü:)) Derya'nın yazısını okumak için buraya tıklayınız...


   Ben iki çocuklu bir anneyim. Yıllar önce çalışıyor olsam da artık bir ev hanımıyım. Oğlum üniversite 2 de farklı bir şehirde okuyor. Bu nedenle hafta içi bizimle birlikte değil. Cuma eve geliyor pazartesi ise gidiyor. Kızım ise lise sonda okuyor. Üniversiteye de hazırlandığı için çok yoğun. Hafta içi saat 5 e kadar okulda dersleri var. Cumartesi de öğlene kadar okulda. Böyle olunca çok yoruluyor. Eşimde özel sektörde çalıştığı için sadece hafta içi değil cumartesi de öğlene kadar çalışıyor . Mesai saatleri de yeterli gelmiyor 24 saat telefonu açık ihtiyaç duyulduğunda hazır bekliyor. Durum bu olunca da har gün farklı geçiyor bizim evde.

  Ortalama bir gün nasıl geçer bizim evde yazmaya çalışacağım...

Güne nasıl başlıyorum ?


  Her sabah 7:00 da çalan alarm sesi ile uyanıyorum. Benim en yorgun olduğum saatler sabah saatleri oluyor. Yataktan dışarıya kendimi zor atıyorum. Kızıma seslendikten sonra mutfağa gidiyorum. İlk yaptığım tiroit ilaçlarımı içmek oluyor. Benim tiroitlerim alındığı için artık ömür boyu bu ilaçlara mahkumum. Başta sürekli ilaç içmek zor gelse de zamanla alışıyor insan.. İlaçları aldıktan sonra yaklaşık bir saat bir şey yemiyorum. Bu nedenle sadece eşime ve kızıma kahvaltı hazırlıyorum. Eşim ve kızım yarım saat ara ile çıkıyorlar evden. Sonra bütün ev bana kalıyor:)))

Güne nasıl başlıyorum ?


   Yalnız kalınca kahvemi yapıyorum. Enerjimin artması için sabah kahvesinden güzeli olmuyor. 1 saat kadar kahvemi içerken kitap keyfi yapmayı seviyorum. Kendim ile başbaşa kaldığım bir zaman . Daha sonra kahvaltı ve rutin sabah işleri .... Hava güzelse yürüyüş yaparım canım çıkmak istemiyorsa evde egzersiz yaparım. Sevgili Derya'nın bir de spor blogu var. Oradan kişiye özel spor programı kazandım ve bu sıralar Derya'nın benim için yaptığı programı takip ediyorum. Siz de www.deryaninsporgunlugu.com takip ederek forma girebilir benim gibi kişiye özel program kazanabilirsiniz ;))

    Günün bir kısmı da blog ve instagram sayfan için resim çekmek, kitap yorumlarını hazırlamak ve blog ziyaretleri ile geçiyor. Sevgili blogger arkadaşlarım itiraf ediyorum bir kaç aydır kendi blogum için bile zor yazı yazıyorum , blogları da tam olarak gezemiyorum. Çok yoğunluk ve koşturmaca var bu arada. Evin iç ve dış işleri, çocukların okulları , belgeleri , toplantıları... gibi işler hep benim üzerimde olduğu için evde oturmaya vaktim kalmadı.
Güne nasıl başlıyorum ?


  Kısacası güne yorgun başlasam da koşturmaca arasında enerim artıyor ve bir şekilde güne devam ediyorum... 

Güne nasıl başlıyorum ?


   Siz güne nasıl başlıyorsunuz? Benimle paylaşırsanız sevinirim:))



                               Akdemir's Home
Paylaş:
Devamını Oku

Son zamanlarda ...



   Bugün bloga girdiğimde neredeyse iki aydır yazı yayımlamadığımı fark ettim. Kitap yorumları giriyorum kitapları bitirdiğim zaman diğer bloguma. Fakat bu blogum zavallı kaldı. Aslında o kadar çok plan yaptık ki yayımlayacağım yazılar hakkında.... Resimler bile çektim fakat nafile. Üzerimde öyle bir isteksizlik vardı ki blogu açsam bile yazı yazamadım. Bunda biraz da bloggerın bu sıralar problemli olmasının da etkisi var. Sizde nasıl bilemiyorum fakat yeni kayıt sayfası bir türlü açılmıyor. Şimdi bile beş dakika kadar uğraştım.

   Yeni yazılar giresiye kadar bu aralar ne yaptığımdan bahsetmek istiyorum. Hayat sonbahara girerken çok yoğundu. Çocukların okulları , yurt işi, yatay geçiş problemleri derken aslında kendime pek de vakit ayıramadım.  Her şey yavaş yavaş yoluna girdiğine göre bu vakitten sonra artık kendim ile baş başa kalabilirim.

  Bu sene bahçe paylaşımları da pek yapmadım. İnsanın resim çekmesi için bile kafasının rahat olması gerekiyor. Bazen bütün problemler üst üste gelince altında eziliyorsunuz ve tekrar düzlüğe çıkıp nefes almanız zor oluyor. Ben nihayet yavaş yavaş nefes almaya başladım. Bu yaz ile ilgili bir çok planım da vardı , maalesef hiçbirisi olmadı. Sağlık olsun artık ne diyeyim. Bu hayatın bana öğrettiği bir şey varsa o da hiçbir şeyin insanın kendisinden önemli olmadığıdır. Sizi en çok seven kişi yine sizsiniz , bunu unutmayın...

  Bahçeden bahsedecektim söz yine nerelere geldi. Bu sene nar ağacım ilk meyvelerini verdi. İki senedir çiçek açıyor fakat meyvesi olmuyordu. Bu sene çiçeklerine karıncalar yaprak biti yumurtalarını taşıdılar ve neredeyse ağacımı kurutuyorlardı. Ağacı ilaçlayarak ve her gün yıkayıp tek tek yumurtalardan arındırarak temizledim. Gözümden bile sakındığım ağacım kuruyacak diye üzülürken beni çok mutlu etti. Yaklaşık 7-8 tane narımız var şu an:))


Karıncalar ile başımız fena dertte. Nektarin ile da kafayı bozdular. Ağacımın her yerine yumurta taşıyorlar. Her gün onlar taşıdı ben temizledim.  Doğaya ve ağaca zararı olmayan başka bir yol bulamadım..

    Salatalıklar ise pek olmadı bu sene . Topu topu iki salatalık aldım bitkilerden.)))) Domates ise fena değildi. Patlıcanlarım ise çiçek açtı fakat patlıcan yapmadı :( Bu sene ektiğim gül biberlerim ise beni mutlu etti. Bayılıyorum onlara.

    Şimdilik bu kadar dostlar. İçimdekileri döküp kafanızı şişirdim.  Mutlu kalın :)))


                               Akdemir's Home
Paylaş:
Devamını Oku